|
Dünden Bugüne Sigara Kullanımı
20. yy’ın ikinci yarısında dünyada 60 milyon insanın erken ölümüne
sebep olan ve “asrın vebası” olarak adlandırılan tütün alışkanlığının
dört bin yıl önce, tarihte Maya olarak bilinen Orta Amerika ülkelerinde
kullanıldığı bilinmektedir.
Avrupalılar tütünü 1492 yılında Küba’ya ayak basan Christopher
Columbus sayesinde öğrenmiştir. Yerliler, dini törenlerde adamlarına
ikram ettikleri nesneyi TOBACOS olarak tanıtmışlardır. Tütün tarımı
ilk kez 1612 yılında Virjinia’da John Wolfe tarafından gerçekleştirilmiş
ve 1619 yılında da 9 tonluk ilk ihracat Londra’ya yapılmıştır.
Tütün kullanımı Osmanlıya ise 17. yy’da Venedik ve Genova’lı denizciler
tarafından tanıtılmış fakat sebep olduğu yangınlar dolayısıyla
zamanın padişahı IV. Murat tütünün kullanımı ve satışı yasaklanmıştır.
1853-1856 yılları arasındaki Kırım savaşında İngiliz ve Fransız
subayları Osmanlıların, kıyılmış tütünü kağıda sararak sigara şeklinde
içtiklerini görüp ilk kez İngiltere’de sigara fabrikası kurulmuş
ve kısa sürede diğer ülkelerde de sigara fabrikası yapılmaya başlanmıştır
ve o zamandan bu zamana da halen tüketilmeye devam edilmektedir.
Sigara İçiminin Sağlık Üzerine Yarattığı Etkiler
Sigara içimi özellikle gelişmekte olan ülkelerde hızla artan bir
alışkanlık ve tek başına engellenebilir bir ölüm nedeni olarak kendini
göstermektedir. Bununla birlikte, sigara içimi, diyet ve egzersiz
alışkanlıkları toplumların sağlığını etkileyen major faktörlerdendir.
Kişinin yaşamında bu alışkanlıklar erken dönemlerde kazanılmakta
ve bu durum ileriki yıllara da şekil oluşturmaktadır.
Sigara içiminin kişinin sağlığı üzerindeki etkileri çok fazla araştırılmış.
Buna göre günde içilen sigara sayısı, sigaraya başlama zamanı ve
sigara kullanım zamanı ile yaşam beklentisi arasında ters orantılı
bir ilişki olduğu gösterilmiştir.
Sigara içimi en fazla solunum ve kardiyovasküler sistemleri etkilemektedir.
Bunun dışında ölümcül seyretmeyen birçok hastalığın da etkeni olarak
gösterilmiştir. Bunlar; osteoporoz, periodontal diş hastalıkları,
impotans, erkek infertilitesi ve katarakt ve benzerleridir.
En Zararlı Kısmı da Dumanı!
Sigara dumanında 4000’den fazla madde bulunmaktadır. Bunlardan en
az 2000’i karsinojendir. Polisilik hidrokarbonlar, aromatik aminler
ve nitröz aminler karsinojen maddelerin başlıcalarıdır. Ayrıca sigara
dumanında bulunan siliotoksik maddeler İle vücudun detoksifiye mekanizmasının
bozulması sonucunda bu karsinojen maddelerin daha uzun kalması özellikle
kanser oluşumunu artırmaktadır.
Sigara ve Beslenme
Sigaranın sağlık bozucu etkisinin yanında, bireyin beslenme şekli
ve alışkanlıkları da hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde
önem taşımaktadır. Sigara içenlerin, içmeyenlerin ve pasif içicilerin
beslenme alışkanlıklarını anlamak, hastalık risklerini değerlendiren
ve bireyleri sağlıklı yaşam hakkında eğiten sağlık uzmanları olan
bizler önemlidir.
Beslenmemizde sebze ve meyveler; vitaminler, mineral ve posanın
iyi kaynağıdır. Yapılan birçok epidemiyolojik çalışmada, sebze
ve meyvelerdeki besin öğesi olan ve olmayan bileşenlerin, kanser
ve kardiyovasküler hastalık riskini azalttığı birçok çalışmada
da gösterilmiştir.
Sigara içen bireylerin birçoğunda görülen yanlış beslenme
davranışları:
- Sigara içimi ile taze sebze meyve tüketimi düşmektedir!
Sigara içenlerin içmeyenlere göre daha sağlıksız beslendikleri,
iyi bir vitamin, mineral kaynağı olan sebze ve meyveleri yeterli
tüketmedikleri çalışmalarla ortaya konmuştur. Sigara çoğu bireyde
iştahta azalmaya neden olmaktadır. Tüm dünyada yapılan epidemiyolojik
çalışmaların sonuçları; yüksek oranda sebze ve meyve tüketme alışkanlığı
olan bireylerde kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, insüline
bağlı olmayan diyabet, gözde katarakt ve maküler dejenarasyon riskinin
önemli derecede düşük olduğunu göstermiştir. Bu nedenle yeterli
ve dengeli beslenmede özellikle sebze-meyvelerin tüketimine gereken
önemin verilmesi muhakkak gerekmektedir. Çünkü taze sebze ve meyveler;
ß-karoten, C vitamini, diğer karotenoidler ve flavonoidler gibi
antioksidanların doğal kaynağıdır. Yapılan bir çalışmada, sigara
içenlerde serum C vitamini düzeylerinin, içmeyenlerden iki kat
daha düşük olduğu bildirilmiştir. Walström ve arkadaşları, ise
sigara içmeyenlerin serum ß-karoten düzeylerinin, içenlerden belirgin
şekilde daha yüksek olduğunu saptamışlar ve sigara içen ve içmeyenler
arasında gözlenen bu farklılığın esas nedeninin, daha az sebze
tüketimi olabileceğini bildirmişlerdir. Dolayısıyla, sigara içen
bireylerin antioksidan gereksinmelerinin içmeyenlerden daha fazla
olduğunu ve daha çok sebze ve meyve tüketmeleri gerekmektedir.
Bu besinleri de öncelikle; portakal, kivi, limon, mandalina, domates,
kuşburnu, havuç, kayısı ve yeşil yapraklı tüm sebzelerden alabilmemiz
mümkün olabilmektedir.
- Sigara içen bireyler kahvaltı öğününü atlarlar!
Sigara içen ve içmeyen öğrenciler üzerinde yapılan birçok
çalışmada en çok atlanan öğünün sabah kahvaltısı olduğu görülmüştür.
Ve onu öğlen yemeği izlemektedir. Sigara içmeyen öğrencilerin tamamı
akşam yemeklerini yerken, sigara içenlerde bu ana öğünü atlayanlar
bile olduğu gösterilmiştir. Gece uzun dönem açlık sonrasında sabah
kahvaltısının yapılmaması, öğlene kadar olan zamanda zihinsel faaliyetler
ve iş verimi kaybı açısından önem taşımaktadır. Bu nedenle sabah
kahvaltısının mutlaka yapılması gerekmektedir.
- Sigara
içen bireyler yetersiz sıvı alırlar!
Yine sigara içen bireylerde özellikle süt, meyve suları ve su
tüketimi gibi genel sıvı alımının oldukça düşük olduğu görülmüştür.
Sıvı alımının yetersizliğine bağlı olarak bu bireylerde dönem
dönem bağırsak ve böbrek fonksiyonlarında bozukluklar gözlenebilmektedir.
Özellikle de sügarayı bırakan bireylerin günlük sıvı alımını
en az 2 litreye çıkarması gerekmektedir.
- Sigara içen bireylerde besin atıştırmaları oldukça
sık görülmektedir!
Yine yapılan bir çalışmada da ara öğünlerde bireylerin tüketmiş
oldukları yiyecek çeşitlerine bakılmış ve genelde sigara içmeyen
bireylerin, ara öğünlerde besinleri tüketim oranı daha fazla
bulunmuştur. Sigara içen grupta ara öğünlerde tüketilen besinler
arasında ilk sırada bisküvinin yer aldığı (%33), sigara içmeyen
bireylerin en çok tükettikleri yiyeceğin, taze sebze-meyveler
olduğu bildirilmiştir (%41). Vitamin ve mineral kaynağı olan
sebze ve meyvelerin sigara içen bireyler tarafından öğün aralarında
tüketim oranı oldukça düşük bulunmuştur. Sigara içilmesinin,
besin tat tercihini etkilediği ve tatlı, yüksek enerji veren
besinlerin tüketiminde azalmaya neden olduğu bildirilmiştir.
Bazı çalışmalarda özellikle sigara içen bireylerde çikolata tüketiminin
düşük olduğu görülmüştür.
Sigara içen yetişkin ve adölesanlar üzerinde yapılan besin tüketim
sıklığı araştırmaları, bu bireylerin beslenme alışkanlıklarının,
sigara içmeyenlerden farklı olduğunu göstermektedir. Yine sigara
içenlerin, içmeyenlere göre daha az sağlıklı beslenme alışkanlığına
sahip oldukları düşünülmektedir.
Sigara İçmek Kilo Verdirir mi?
Yapılan çalışmaların sonucunda; sigara içmenin zayıflatıcı etkisi
ve sigaraya başlama nedeninin zayıflatıcı etkisinin olduğu tespit
edilmiştir. Genellikle daha kilolu olan kişiler sigaraya başlamaya
daha meyilli olmaktadır.
Sigaranın vücut ağırlığı üzerindeki etkisini inceleyen çalışmalardaki
bireylerin birçoğu sigara içme alışkanlığını kilo vermek amacıyla
kazandıklarını ve kilo alma kaygısı ile sürdürmekte olduklarını belirtmişlerdir.
Bu bilginin gençler tarafından da belirtilmesi ne yazik ki çok acıdır.
Araştırmalar gösteriyor ki sigara içen bireyler, içmeyenlere göre
daha fazla öğün atlamaktadırlar. Bu da bu bireylerde daha az enerji
alımına neden olmakla birlikte normal bireylere göre kilo alımının
daha az olabileceğini göstermektedir.
Bu konuda yapılan çalışmalar bireylerin sigara içmekle birlikte sigaranın
iştah üzerine olumsuz etkisinin olabileceğini göstermiş ve genel
anlamda az enerji alımına bağlı bir durum olabileceğini bildirmişlerdir.
Sigarayı Bırakmak Kilo Aldırır mı?
Araştırmalar, birçok sigara içicisinin (özellikle kadınların)
sigara bırakma sonrasında kilo alma korkusuyla sigarayı bırakmada
biraz çekimser olduğunu göstermektedir. Bununla beraber bırakma
sonrası kilo alımını engellemek için yapılan yardımcı müdahaleler,
kilo alımını engellemek yerine sadece azaltabilmiştir.
Araştırmalar gösteriyor ki; erkek ve kadın sigara kullanıcıları
bırakma teşebbüslerinin sonrasında kilo almaktadır ve bu alım ortalama
3kgdır.
Kilo alımlarının ilk birkaç ay içinde olmaktadır. En çok
görülen grup;
- Başta kadınlarda
- Günlük sigara tüketimi oldukça yüksek olanlarda
- 55 yaşın altındakilerde olmaktadır.
Sigara bırakma sonrası kilo alımının sebepleri net değildir. Çalışmalar;
sigara bırakma sonrası kilo alımında, nikotin eksikliğine bağlı
metabolizmal işleyişteki azalmalarla birlikte alınan yüksek enerjiden
kaynaklanabileceğini göstermektedir.
Tüm bu davranışsal kilo kontrol yöntemlerinin niçin sigaraya yeniden
başlamayı ve/veya kilo alımın engellemede başarısız olduğu karmaşık
bir konudur. Sigara bırakma denemeleri sırasında iştahı ve çok
yeme davranışını engelleyen nikotini kullanmış kişilerde özellikle
de atıştırmaya meyilli olanlarda çok yeme ve sonrasında kilo alımı
olabilmektedir. Ayrıca kilo kontrol çabaları sigara bırakma çabalarıyla
birleşince bireylere bu durum daha ağır gelebilmekte ve yaşam tarzlarında
bir kerede birçok değişiklik yapmaya karşı bireyler daha isteksiz
hale gelebilmektedir.
Sigara bırakma sonrası kilo alma ile ilgili kaygılar, özellikle
kadınları sigara bırakma teşebbüslerinden alıkoymaktadır.
Araştırmacılar, sigara bırakma süresince ayrıca serotoninin kilo
alımını azaltıcı etkisi de incelemiş ve flouxetine verilen kişilerde
2.5 ayda az bir kilo kaybı (ortalama 0.6 kg) görülürken, kontrol
grubunda ortalama 3 kg’dan daha fazla kilo alımı gözlendiği bildirilmiştir.
Flouxetine verilen gruptaki kilo kaybının ilk olarak yiyecek tüketimindeki
azalmaya, ikinci olarak da serotonin nerotransmitterindeki artışa
bağlı olabileceği düşünülmüştür.
Pasif İçicilerde Risk Altında Yapılan birçok araştırmaların ortaya koyduğu verilere göre, sigara
kullanmanın, sigara içilen yerdeki havayı teneffüs etmenin, içilen
sigaranın sayısının, süresinin, sigaranın yapıldığı tütün kalitesinin,
filtreli veya filtresiz kullanımının, farklı bölgelerde yetişen
farklı tütünlerden sigara içmenin; insan sağlığını direkt ve indirekt
yollardan olumsuz yönden etkilendiği ortaya konmuştur. Kalp-damar,
akciğer ve üst solunum yolları hastalıklarında sigaranın önemli
bir risk faktörü olduğu artık bilinmektedir.
Sadece sigara içenin değil aynı zamanda içmeyen fakat ortamda bulunan
bireylerin sigara içme, pasif içicilik ve beslenmeye bağlı hastalıkların
yüksek riski ile karşı karşıya kalabileceği belirtilmektedir. |
|